07 4 / 2013

her şeyde bir hayır vardır dedim sustum
bazen de kocaman bi hayır vardı, yine sustum.

30 3 / 2013

”senin dar vaktine, yalandan hakikatine gönlümle geldim”

08 1 / 2013

sen yağmurları sevdiğinde 

ben vazgeçmiş olacağım

bu şehir ismimizi bildiğinde 

ben gitmiş olacağım

al elimi koy kalbime 

seni son kez duyacağım

tanrı bizi sorduğunda

ben sessiz kalacağım

08 1 / 2013

ben tek bir sözüne tutulup kaldım.

08 1 / 2013

başımda deli gibi dertler var. napıcam bilmiyorum.

29 12 / 2012

demiştim ya sana ”bi daha geri dönüşü yok bunun” diye. hani sürekli ”bu saatten sonra”lı cümleler kuruyodum. asıl şimdi bu saatten sonra demem gerekiyo sanırım ama ben günler geçtikte geriye dönüyor zannediyorum. zaman kavramım yok oldu.

diyorum yapmamam lazım. unutmak için seni, senin hayalini birileriyle olmamam lazım. ama olduğum kişi de birilerini unutmaya çalışıyodur belki.

deniyorum deniyorum olmuyo. hayır diyorum napıyosun kızım sen? ama olmuyor. hani şaşırdım ya ben çarşamba günü yazmana. hem de baya bir şaşırdım. 

aa bak bugün bir ay oldu ayrılalı. yani 30 kasımda kavga ettik. 1 aralıkta kesin olarak bitti ya. 6 ocakta da benim bütün gururumun kırılışının bir ayı olacak. bu durumda 26 ocakta da senin bana günler sonra mesaj atmanın üstünden bir ay geçmiş olacak. tabi bu arada 11 ocakta senin doğum günün. belki mesaj atarım. atar mıyım? biliyo musun günlerdir, millet yılbaşı heyecanıyla dolaşırken ben bunu düşünüyorum. napıcam o gün? atmalı mıyım mesaj? niye bilmiyorum, belki de o gün atsam gurursuzluk yapmış sayılmam ve bir konuşma nedenimiz olur hani istedim diye değil ama doğum gününü kutlamak için yazmış gibi olurum diye o günü sürekli düşünüyorum. o günden önce bana mesaj atar mısın? bilmiyorum. 

içimde kalan şeyleri artık düşünemiyorum nedense.. hani biz çarşamba günü konuştuk ama sanki benim içimde 30 günden öncesi yok. gerçi sensiz tam 1 ayda başıma iğrenç şeyler geldi, boktanlıktan öte günler geçirdim geçiriyorum ama sanki bu günlerin bi önemi yok artık. veya tam tersi, bu günlerin yanımda olmamanın özelliğini o kadar iyi kavradım ki 30 günde artık 1 aralıktan öncesini umursamıyorum. sadece takıntı yaptım. 

günler, yapacağım işler o kadar büyüyor ki gözümde. yarın sanki bir kaç asır sürecekmiş gibi. pazartesiyi söylemiyorum bile.. içimde yeniyıl heyecanının zerresi yok. biliyorum 00:00da mesaj atmayacaksın. acaba o an napıyo olursun? belki ben seni unutmak için beraber olduğum kişiyle geçiririm o anı. 60 saniye belki mühim bir şey yapmayacaksın ama merak ediyorum.

senin adını sürekli bir yerlerde görüyorum. her an her yerdesin. ama yoksun. yüzlercesin ama teksin. gelmiştin ama gittin. özledim ama umursamıyorum. dayanıyorum ama dayanamıyorum. bekliyorum ama olamayacağının farkındayım. içimde hayal kırıklıkları var, süpürdükçe süpürgemi öldürmek istiyorum. zaman aktıkça durdurmak istiyorum. canavarları öldürüp gitmek istiyorum buralardan. kaçmak.. biliyorum olmayacak ama düşünemiyorum. öyle. 

19 12 / 2012

yılbaşı geldiğinde hediye olarak dinci birine evrim ağaçlı tshirt vericem ya la. onun evrim ağacı olduğunu bilirse adımı bilmiyorum demektir zorla giydircem:D

16 12 / 2012

gökten şans yağsa başıma kesin şemsiye düşer

10 12 / 2012

aralık yaramadı.

05 12 / 2012

insan bi saat önce asla yapmam dediği şeyi dayanamadığı an yapabiliyor.